İngilizce mülakatta kullanman gereken 25 kalıp
Mülakat sırasında kalıbı bilmezsen cümleler çöker. İngilizce konuşan işverenlerin beklediği 25 ifadeyi, hangisini hangi durumda kullanacağını ve Türkçe düşünürken sapıttığın tuzakları öğren.

Mülakata kaydını kapat, kapı çalındı. İngilizce konuşuyorsun ama kelimeler cebinde, beyinde değil. Soruyu duymuşsun ama bir iki saniye donup kalıyorsun çünkü Türkçede kurup çevirmeye çalışıyorsun. İşveren seninle aynı anda konuşmayı beklerken çaresizliğini görüyor. Bunun sebebi kelime bilmemek değil, hazır cümleleri bellekte tutmamaktır. Konuşma kalıplarını ezbere bilirsen mülakatın yarısı kolay gelir.
Başlangıçta kaygısızlık göster
Mülakatın ilk 30 saniyesi seni stresli bir aday yerine rahat insan olarak tanısın.
"Thanks for taking the time to meet with me today" yerine "I'm really glad we could make this happen" aynı anlamı taşır ama cevap beklemez, dinlenim sağlar. Kapı açılır açılmaz "How are you today?" sorusuna "I'm doing well, thanks for asking" dersin ve gülümsersen yeterlidir.
Çay kahve ikram sorusuna "Just water, thank you" cevap en kısa ve profesyoneldir.
Kendi hakkında konuşmayı hazır cümlelerle yönet
"Tell me about yourself" sorusu sırasında CV'ni satır satır okuma. Doğru kalıp: "I've spent the last [X] years working in [field], and I'm particularly interested in [specific area]." Sonra "What brought me here is..." ile geçiş yap. En fazla iki buçuk dakika konuş.
Kariyerinde boşluk varsa "During that period I focused on..." diyerek eğ geç. Sektör değiştiyse "I transitioned from [eski alan] to [yeni alan] because..." cümlesi insan gibi gelir.
Başvurduğun şirketi neden seçtiğini sorduğunda "I've followed your company for a while and I'm excited about..." de. "I saw you launched [spesifik proje], and I think..." konuş. İşveren senin onları araştırdığını görmek ister.
Soruyu yeniden başlatarak zaman kazan
İngilizcede soruyu yeniden çerçevelemek tamamen uygun. "That's a great question" deyince saniye geçer ve düşünürsün. Sonra "Let me think about that for a moment" de. Soruyu tam anlamadıysan "Just to clarify, are you asking about...?" cümlesiyle açıklatma iste.
Çok uzun cevap vermemek için "I'd say the main point is..." diyerek öz geç. Sonra "Does that answer your question?" sorarak kontrolü geri al.
Yeteneklerini açıklarken "I've done" kullan
"I'm a team player" dersin ama işveren bin kez işitti. Onun yerine "I've led teams of [sayı] people in [durum] and we managed to [sonuç]" konuş. Somut örnek ver.
Bildiğin beceriye "I'm familiar with" yerine "I've worked with" de. "I've worked with [tool adı] for [period] on [project]" dersen gerçeklik hissi verir. Bir şeyi bilmiyorsan "I haven't had experience with [X], but I've picked up similar tools quickly in the past" diyerek açık kap koy.
Zorluklar hakkında konuşmayı sıkıntısız yap
"Tell me about a challenge you faced" sorusunda iş hayatından bir zorluğu anlatma. İşveren şunu soruyor: zorlukla karşılaşınca nasıl hareket edersin?
"One project faced a tight deadline, and the usual approach wouldn't work" diyerek başla. Sonra "So I..." ile çözümü anlat. Zorluk 20 saniye, çözüm iki dakika. "The team came together and we managed to deliver on time" ile bitir.
Mülakatçı "How did that make you feel?" soruyorsa "I learned that [ders]" cevabı ver.
Teknik konuları Türkçe düşünmeyi kes
Yazılımcı adaylar "Bir JSON dosyasını nasıl parse edersin?" sorusunda Türkçe cümle kurup çevirmeye başlarlar. Teknik kalıpları doğrudan İngilizce bellekte tutmalısın.
"You'd use [library name] to parse the JSON" dersin. "Loop" için "iterate", "hata" için "exception" diye bellede eşleştir. API bağlantısında "I'd authenticate using [method], then make a GET request to [endpoint]" kalıbını hazır tut.
İtiraflı cevapları yapıcı yap
"What's your weakness?" sorusunda gerçek bir zayıflığı söyle. "I tend to get caught up in details sometimes, so I've had to learn to step back" densen gerçek ve çözüm vardır.
İngilizcenin zayıf olduğunu soruşturulursa "English isn't my first language, so I sometimes need extra time to articulate technical concepts, but I've been working on it" de. Zayıflığını kabul edip çalışma aldığını göster.
Reddedilmeyi hazırlıklı karşıla
Beklenen cevap vermezsen sessizlik gelir. "Does that make sense?" sorusunu ters yönde kullan. "Would you like me to explain that differently?" desen profesyonel görünür.
"That's not quite what we're looking for" duyarsan "I understand. Can you tell me a bit more about what you're looking for?" diyerek ilerle.
Karşılığında soru sor
"Do you have any questions for us?" sorusu gelince çöp sorular sorma. "What does a typical day look like for someone in this role?" sor. "What are the main challenges this team is currently facing?" dersin ve işveren sektörü sıralar. "How do you measure success in the first [period]?" sorusu hedef belirginliğini gösterir.
Remote politikası sorusunu sonra sor.
Bitişi net yap
Mülakatın sonuna yaklaşınca "I think we've covered everything, right?" diyerek kapı mekanizmasını başlat. İşveren "Yes" derse "Great. So what are the next steps?" sor. Belirsiz bitmez.
"We'll be in touch in [gün sayısı]" derse yeminli say. "We're still interviewing" derirse "I understand. I'm very interested in this opportunity and I look forward to hearing from you" de.
Çıkarken "Thanks again for your time. Have a great day" de. Tekrarlama yapma.
Hazırlanmak kaç gün sürer
25 kalıbı ezbere almak üç gün sürer. Mülakat günü sabahı bu yazıyı oku ve cümleleri tekrarlat. Sorular farklı gelecek ama kalıplar sayılıdır. Bir kez hazırlanırsan bütün mülakatlara hazırlıklı girersin.
Mülakatın 20 dakika önce İngilizce podcast dinle, dil ritmini vücuda akıt. Düşün, yazın, konuş. Öyle gir.
Ücretsiz bülten
Bu içerik faydalı olduysa
Her Cuma Avrupa iş ilanı özetini gelen kutuna gönderiyoruz.
İlgili yazılar

Maaş beklentisi sorusuna mülakatta ne cevap verilir?
Maaş beklentin sorulduğunda ne kaçmak ne de ilk akla gelen rakamı söylemek işe yarıyor. Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık için cevabını hazırla.

Taşınma desteğini mülakatta nasıl pazarlık edersin?
Taşınma desteğini hangi aşamada sorarsın, teklif yazısında neye bakarsın, şirket artıramam derse ne istersin. Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık için.
